Abd - Abid
Allah'a Ulaşmayı Dilemek
Amilussalihat
Birr
Hidayet ve Dalalet
Hikmet
İhlas
İrfan

Mü'min Olmak

Mürşid

Nefs Tasviyesi

Nefs Tezkiyesi

Resul ve Nebi

Sırat-ı Mustakiym

Takva

Teslim

Tövbe - Mağfiret

Ulul Elbab

Zikir - Ehli Zikir

Züht
 

Allah Peygamberlerden Başkasına Ayet Göndermez
Bütün Resuller Peygamberdir
Kalbinde Zerre Kadar İmanı Olan Cehennemde Cezası Kadar Yandıktan Sonra Cennete Gider
Dinde Zorlama Vardır
Dünyada Rahat Yoktur
Mürşide Taabiyet Şirktir
Ruh Vücuttan Çıkarsa Kişi Ölür
Allah Görülmez

Allah İle Kul Arasına Kimse Giremez

Allah'a Ulaşılamaz

La İlahe İllallah Diyen Cennete Girer

Ircii Emri Bir Ölüm Emridir

Hidayet de Doğru Yoldur, Sırat-ı Mustakiym de Doğru Yoldur

Nefs Tezkiyesi Kalbe Nurların Girmesiyle Oluşmaz
 

 ONLİNE KURANI KERİM DİNLE
 İLAHİLER
 EZGİLER
 EZANLAR
 ŞİİRLER
 TÜRKÜLER
 MARŞLAR
 İSLAMİ FİLMLER

 İSLAMİ TİYATROLAR

 İSLAMİ KLİPLER
 
 

 

MEDRESELER MÜDERRİSİ OKUMADILAR BU DERSİ, GÖNÜLLERE YAZILIR BU KİTABIN TEVSİRİ...

İSLAM'DAN KOPAN KAVRAMLAR

     ALLAH'A ULAŞMAYI DİLEMEK
      Bu defa sizlere, İslâm’dan kopan kavramların bir tanesinden olan, Allah’a yönelmekten; bir başka ifadeyle, Allah’a ulaşmayı dilemekten (ruhunu hayatta iken Allah’a ulaştırmayı dilemekten) bahsetmek istiyoruz.
      Hepinizin bildiği gibi, dînler yoktur. Bir tek dîn vardır. Hz. Âdem’den Peygamber Efendimiz (S.A.V)’e kadar gelen tek bir dîn vardır. Hristiyanlık diye, Yahudilik diye ve İslâm diye ayrı ayrı dînler olmamıştır.   
Detay
 
      MÜ'MİN OLMAK
       Bizim âlimlerimiz her kelimeyi lûgat mânâsından hareketle mânâlandırmışlardır. İşte problem buradan kaynaklanıyor. Mü’min kelimesi îmân kelimesinden gelir. Îmân; inanmak, inanç demektir. Mü’min de inanan ya da inancın sahibi demektir ki her ikisi de aynı mânâya gelir. Allahû Tealâ buyuruyor ki:
       40/MU’MİN-40: Men amile seyyieten fe lâ yuczâ illâ mislehâ, ve men amile sâlihan min zekerin ev unsâ ve huve mu'minun fe ulâike yedhulûnel cennete yurzekûne fîhâ bi gayri hisâb(hisâbin)
       Kim seyyiat (şerr, derecat düşürücü ameller) işlerse mislinden daha fazla cezalandırılmaz. Kadınlardan veya erkeklerden kim amilüssalihat (nefsi ıslâh edici ameller, nefs tezkiyesi) yaparsa işte onlar, mü’minlerdir. Onlar, cennete konulacak ve orada hesapsız rızıklandırılacaklardır .
Detay
 
      HİDAYET VE DALALET

      Konumuz; hidayet. Konumuza hidayetin tanımıyla başlayalım inşaallah. Hidayet, insan ruhunun Allah’a ulaşmasıdır. Allahû Tealâ şöyle buyuruyor:
     3/AL-İ İMRAN-73: Ve lâ tu’minû illâ li men tebia dînekum, kul innel hudâ hudallâhi en yu’tâ ehadun misle mâ ûtîtum ev yuhâccûkum inde rabbikum, kul innel fadla bi yedillâh(yedillâhi), yu’tîhi men yeşâ’(yeşâu), vallâhu vâsiun alîm(alîmun).
   
Ve sizin dîninize tâbî olandan başka kimseye inanmayın. (Habibim) de ki: Hiç şüphesiz HİDAYET, Allah’ın (Kendisine) ulaştırmasıdır. (İnsan ruhunun ölümden evvel Allah’a ulaşmasıdır.) Size verilenin bir benzerinin başka birine verilmesi (sebebiyle mi) veya Rabbinizin katında (sizlerle) tartışacakları için mi (böyle söylüyorsunuz)?” De ki: “Hiç şüphesiz fazl, Allah’ın elindedir. Onu dilediğine verir.” Ve Allah, VÂSİ’un ALÎM’dir. (Allah herşeyi kuşatan ve herşeyi bilendir.)   Detay

 

İSLAM'A TERS DÜŞEN HURAFELER

      BÜTÜN RESULLER PEYGAMBERDİR
       Allah’a sonsuz hamd ve şükrederiz ki bir defa daha bizleri beraber kıldı. Konumuz: Kur’ân’a ters düşen hurafeler, insanların Kur’ân’a ters düşen uydurmaları. Bu hurafelerden bir tanesi de: “Bütün resûller nebîdir.” ifadesidir.
       Akaidin birinci ayağı olan: “Bütün nebîler resûldür.” ifadesi, Kur’ân’a tam olarak uymaktadır. “Bütün resûller nebîdir.” ifadesi ise Kur’ân-ı Kerim’e birçok yönlerden ters düşmektedir.
       Evvelâ konuya 1. cepheden girelim. Allahû Tealâ Kur’ân-ı Kerim’de risaletle hiç ilgisi olmayan resûllerden bahsetmektedir. Firavunun Hz. Yusuf’a gönderdiği alelâde bir ulak (haberci) Kur’ân’da resûl adıyla geçmektedir. Allahû Tealâ buyuruyor ki:   Detay
 
      HİDAYET DE DOĞRU YOLDUR SIRAT-I MUSTAKİYM DE DOĞRU YOLDUR

       Sevgili kardeşlerim, can dostlarım, gönül dostlarım, Allah’a sonsuz hamd ve şükrederiz ki bir defa daha Allah’ın huzurunda birlikteyiz
Bir çok hurafe dînimize girmiş ve de dînimizi Kur’ân-ı Kerim’in dışında farklı bir yere taşımayı başarmışlardır.
       Sevgili kardeşlerim, günümüzde, “Sıratı Mustakîm de doğru yoldur; hidayet de doğru yoldur.” ifadeleri geçmektedir. “Hidayet nedir?” diye bir sual vaki olduğunda dîn ilminin bugünkü sahiplerinin söyledikleri şey, ya da dînimize bugüne kadar ulaştırılmış olan tarihsel gelişme içersindeki hidayetin tarifi, doğru yoldur; Sıratı Mustakîm’in tarifi de gene doğru yoldur.   Detay

 
      DİNDE ZORLAMA VARDIR

       Allahû Tealâ'ya sonsuz hamd ve şükrederiz ki bir defa daha Yüce Rabbimiz bizleri bir zikir sohbetinde, bir dîni sohbette biraraya getirdi. Dînimize giren hurafelerden bahsediyorduk. İşte hurafelerden birisi de "Dînde zorlama vardır." ifadesidir.
       Sevgili kardeşlerim, dîn Allah ile olan ilişkilerin esas yolunu çizdiği bir dizaynı içerir. Biz insanlar diğer insanlarla ve Allah'la ilişki içersindeyiz. Allah ile kul arasındaki ilişiklerde hiç kimsenin zorlanması söz konusu olamaz. Örneğin namaz kılmak, Allah ile kul arasındaki bir ilişkiyi ifade eder.  Detay

 

www.islamdankopankavramlar.com    Tüm Hakları Saklıdır.    

http://www.tavaf.com/toplist/Kevser En İyi Siteler ListesiFiraset Toplist